Edebiyatın temel unsurlarından biri olan yansıtma, gerçekliğin veya doğanın sanat eserlerine nasıl aktarıldığını inceleyen bir kavramdır. Bu olgu, yazarların, şairlerin ve sanatçıların dış dünyayı yorumlama biçimleriyle şekillenir. Sanat eserleri, yansıtma aracılığıyla okuyuculara farklı perspektifler sunar ve insan deneyimlerini derinlemesine anlamalarına yardımcı olur. Yansıtma, yalnızca bir taklit değil, aynı zamanda bir yorumlama ve yeniden yaratma sürecidir.
Edebiyatta yansıtma, sanatın doğayı veya gerçekliği taklit etmesi olarak tanımlanır. Bu kavram, ilk olarak Sokrates, Platon ve Aristoteles'in felsefelerinde ortaya konulmuştur.
Platon ve Aristoteles'in yansıtma anlayışları farklıdır:
Bu anlayışlardan hareketle edebiyatta üç temel yansıtma kuramı ortaya çıkmıştır: